Siyasal Bilgiler FakültesiUluslararası İlişkiler

Uluslararası İlişkiler

15 Eylül 2014: Yurt Dışı Kongre Değerlendirmesi

 

 

 

Prof. Dr. Alaeddin Yalçınkaya, 29 Ağustos-7 Eylül tarihleri arasında, Rusya Federasyonu, Tataristan  Özerk Cumhuriyeti'nin başkenti Kazan'da Türk Dünyası Sosyal Bilimler Kongresi'nde sunduğu tebliğ ile diğer tartışmaları değerlendirdi.

Aynı zamanda Lenin'in de mezun olduğu Kazan Devlet Üniversitesi'nde düzenlenen kongreye Türkiye, Rusya Federasyonu ve diğer ülkelerden katılan akademisyenler kendi alanları ile ilgili sunumlarda bulunmuşlardır. Prof. Dr. Alaeddin Yalçınkaya "Uluslararası Hukuk Açısından Bir Karşılaştırma: 1944 Kırım Türkleri Sürgünü - 1915 Ermeni Tehciri" başlıklı tebliği sunmuştur. Bu tebliğ ile diğer sunumlardan özetler şöyledir:

         “2015 yılı, I. Dünya Savaşı devam ederken Osmanlı Hükümeti’nin Ermeni vatandaşları hakkında yürürlüğe koyduğu Tehcir Kararnamesi’nin 100. Yıldönümü'dür. Ermenistan devleti ve dünya çapında Ermeni diyasporasının her yıl 24 Nisan öncesinde, bulundukları ülkenin çeşitli kurumları ve uluslararası örgütler nezdinde Türkiye aleyhine giriştikleri kampanyalara bu dönemde daha fazla ağırlık vereceği beklenmektedir. Yerel, ulusal ve uluslararası mahkeme kararları Ermeni iddialarını önemli ölçüde çürüttüğü halde konunun birçok açıdan ele alınması gerekmektedir.  2013 senesinde Ukrayna’da başlayan olaylar Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesine yol açmış ve 1944’de yurtlarından sürgün edilen Kırım Tatarları, onların yaşadıkları sorunlar ve tarihi haksızlığa karşı hakları da yeniden gündeme gelmiştir. 1915 Tehciri ve 1944 Sürgünü Uluslararası Hukuk açısından karşılaştırılmıştır.

          20. yüzyılda yaşanan sürgün, tehcir, yeniden iskan uygulamalarının günümüzde devletler ve halklar arasında düşmanlık ve nefret gerekçeleri oluşturmaması gereği üzerinde durulmuştur. Bununla beraber tarihi gerçeklerin yine tarihi deliller ve belgeler ışığında araştırılması gerekmektedir. Bu bağlamda haksız yere sürgün edildikleri kabul edilen Kırım Türklerinin mağduriyetlerinin telafisi önemlidir.

          Mevlana Değişim Programı çerçevesinde Rusya Federasyonu bünyesindeki üniversitelerle öğrenci ve öğretim üyesi değişimi ilerletilmelidir. Türkiye'de Rusça öğreniminin yaygınlaştırılmasında bu programdan yararlanılmalıdır.

          Soğuk Savaş döneminde "kızıl tehlike" benzeri İslamofobia temelli "yeşil tehlike" oluşturulması önlenmelidir. Terörle mücadele gerekçesiyle halkların yeniden düşman kutuplara ayrılmasına fırsat verilmemelidir.

          Türkiye'nin Rusya Federasyonu bünyesindeki soydaş topluluklarla ilişkilerinin gelişmesi Moskova yönetimi açısından tehdit olarak algılanmasına yol açmamalıdır. Tersine soydaş topluluklarla yakınlaşma ve Rusya Federasyonu ile ekonomik, sosyal, kültürel, turistik ilişkilerin güçlendirilmesi birbirini besleyen ve destekleyen süreçler haline gelmelidir.”

 

Bu sayfa Uluslararası İlişkiler tarafından en son 28.10.2014 10:41:57 tarihinde güncellenmiştir.